Arşivler

Tevfik Fikret ile insan ve yaşama dair

Tevfik Fikret, şair,yazar ,mimar, öğretmen, bir fikir bir düşünce adamı…  evinin projelerini kendisi çizmiş, Farsça “Yuva” anlamına gelen Aşiyan kelimesini de buraya isim olarak koymuştur

 

TEVFİK FİKRET’İN DRAMI – 2 (Haluk’un Bayramı, Haluk’un Defteri, Bir Lahza-i Taahhur)

 


Güzel huylu anlamına gelen Halûk; Tevfik Fikret’in, şahsında yarının aydın gençliğini sembolleştirdiği ve  bu amaçla yetiştirdiği oğludur. 

Tevfik Fikret’in, düşüncelerini bir uygulama sahası olarak gördüğü  Halûk, 14 Haziran 1895 tarihinde İstanbul’da doğdu. Şair çok sevdiği oğlu için şiirler yazıp, adını kitaplarına koydu. Halûk; Tevfik Fikret için ülkenin kalkınma sembolü, “karanlıkları boğacak ışık, gökten deha-yı nârı çalacak olan kahraman”dır.

Şair, “Ferda”(yarın) olarak gördüğü Halûk’u çok sevmektedir. Ondan ayrı kalma düşüncesine bile katlanamazken, 1898 yılında ilk  kez tutuklanır.  Bu tutuklama esnasında oğlunu çok özleyen şair,  yazdığı “Halûkçuğa” başlıklı şirini  şöyle bitirir:


”Sizi bir an tahattur etmeyecek

Hangi mel’un, o ben mi yavrucuğum?”(8)

 

Tevfik Fikret’in kişiliği, aşağı yukarı bir çeyrek asır süren edebî hayatında değişik aşamalar göstermiştir:

-A.Hamid, M.Naci ve R.Ekrem’in dönemlerinde Mehmet Tevfik imzası ile yazdığı iddiasız şiirler.

-C.Şehabettin, Hüseyin Siret’le  sivrildiği, edebiyatın okşayıcı rengi ve tatlı cazibesiyle yüklü Servet-i Fünun şairliği.

-Sanatının üçüncü döneminde N.Kemal’in etkisinde, aile ve toplum şairi olarak bütün şairlerimizin üstünde durmakta ve en yüksek değeri korumaktadır.

-Sanat hayatında dördüncü aşama vatan ve millet şairliğiyle açılır. Namık Kemal’in şiirlerinde sırtında kanlı bir kefen sürükleyen sevgili, Fikret’in dizelerinde; gözlerinde mavi güneşler gurub eden zümrüt bakışlı, inci şetaretli bir kız gibidir.

 

“Kudsî birer misâl-i vatandır… Vatan gayûr İnsanların omuzları üstünde yükselir.”

-İnsanların çektiği çile ve baskıların etkisiyle son döneminde hümanist bir anlayışa yönelir. Yerin ve göğün baskılarından kurtulmuş, yalnızca ilmin ve vicdanın kanunlarına bağlı yüksek bir insanlık hayali…

 

“Toprak vatanım, nev-i beşer milletim… İnsan

İnsan olur ancak bunu iz’anla inandım.”

 

Bugün bizler de bütün insanlığı severiz, ama onlardan da aynı ilgiyi bekleriz. Fakat  kutsal haklarımıza bir saldırı olursa, o zaman biz yurdu ve milleti her şeyin üstünde tutan ve özgürlüklerimiz için silah kuşanan eşsiz kahraman bir milletiz…

Halûk’u geleceğe henüz çok küçük yaşlarda hazırlamaya başlayan şair, O’na daha küçük yaşlarda “garipler ve yoksullar” için kendi zevklerinden feragat etme bilincini aşılar. “Haluk’un Bayramı”   şiirinde, güzel elbiseler giymiş oğluna, babasız çocukları hatırlatır ve elbiselerini onlara vermesini ister.

 

“Baban diyor ki: Meserret çocukların, yalnız
Çocukların payıdır! Ey güzel çocuk dinle;
Fakat sevincinle
Neler düşündürüyorsun, bilir misin?… Babasız,
Ümitsiz, ne kadar yavrucakların şimdi
Siyah-ı mâteme benzer terâney-î idi!
Çıkar o süsleri artık, sevindiğin yetişir;
Çıkar, biraz da şu öksüz giyinsin, eğlensin;
Biraz güzellensin
Şu rûy-ı zerd-i sefâlet… Evet, meserrettir
Çocukların payı; lâkin sevincinle
Sevinmiyor şu yetim, ağlıyor… Halûk dinle!”

 

 

Ve..O’nun dizeleri ile ; İnanç,vatan,bilim, barış,insan,

Bir yaratıcı güç var! ulu ve akpak,
Kutsal ve yüce; ona vicdanımla inandım.

Yeryüzü vatanım, insansoyu milletimdir benim,

Ancak böyle düşünenin insan olacağına inandım.Şeytan da biziz cin de, ne şeytan ne de melek var;
Dünya dönecek Cennete insanla, inandım.Yaradılışta evrim hep var, hep olmuş, hep olacak,
Ben buna Tevrat’la, İncil’le, Kuran’la inandım.

Tekmil insanlar kardeşi birbirinin… bir hayâl bu!
Olsun, ben o hayâle de bin canla inandım.

İnsan eti yenmez; “oh” dedim içimden, “ne iyi”,
Bir an için dedelerimi unuttum da, inandım.

Kan şiddeti besler, şiddet kanı; bu düşmanlık
Kan ateşidir; sönmeyecek kanla, inandım.

Elbet şu mezar hayatı zifiri karanlığın ardından
Aydınlık bir kıyamet günü gelecek, buna inandım.

Aklın, o büyük sihirbazın, hüneri önünde
Yok olacak, gerçek dışı ne varsa, inandım.

Karanlıklar sönecek, yanacak hakkın ışığı,
Patlayan bir volkan gibi bir anda, inandım.

Kollar ve boyunlar çözülüp, bağlanacak bir bir
Yumruklar şangırdayan zincirlerle, inandım.

Bir gün yapacak fen şu kara toprağı altın,
Bilim gücüyle olacak ne olacaksa… inandım.

Tevfik FİKRET

 alıntı

perihan yıllı ile

Pozitif ID   

Kişisel Gelişimin Profesyonel Tasarımı 

  

Tasarımı 

Pozitif ID Ne Demek?


‘Pozitif olmak’ her durumda pozitife odaklanirken icinde bulunulan ani yasamaktir ve POZITIF ID nin amaci size bunun icin yardimci olmaktir. Gecmiste yada gelecekte mutlu bir sekilde yasamak oldukca zordur. Ve eger ‘su an’ bizim tek sahip oldugumuz sey ise, neden onu pozitif bir deneyime donusturmuyoruz? Pozitif kimligimize ve benligimize ulasmiyoruz? Pozitif ID & PozitifSEN.

“Eger dusuncelerinizin ne kadar guclu oldugunu bilseydiniz, hic bir zaman olumsuz birsey dusunmezdiniz “

Pilgrim, Peace

 

  • Pozitif olmak icin ipuclari
  • Bulundugun ani yasama icin oneriler
  • Pozitif kisilik gelistirmek icin bilgi ve teknikler
  • Hayati pozitif yasama uzerine misafirlerimizin yazilari

 

POZITIF ID yi takip edin…

 

email:

info@pozitifid.com

 twitter:

twitter.com/pozitifID