Archive | Mart 2015

Çocuğunuzun kişisel ve bedensel özelliklerine göre hangi sporlari tercih etmelisiniz?

 BİR YAŞAM BİÇİMİ OLARAK SPOR

Bu yazıda,

0-1 yaş çocuğun jimnastikle tanışmasına, gelişimine katkı sağlayacak hareketler ve öneriler,

Okul öncesi ve okul dönemi çocuğunda sporun önemi,

Başlıca spor dalları

Hangi yaş çocuğu hangi sporu yapmalı?

Çocuğun davranışsal ve  kişisel  özelliklerine göre hangi sporlar tercih edilmelidir?

Sorularına kısaca cevap aranmaya çalışılmıştır.. Ebeveyn olmak zevkli olduğu kadar emek verilmesi gereken, bütünlük, süreklilik ve özveri isteyen meşakatli bir süreçtir. Bir nebze de olsa yararlı olacağına inanarak, keyifle uygulamalar…



Çocuk ve Spor

 

Spor çocuğun, temel gelişim alanlarını olumlu yönde etkileyen, geliştiren yaratıcı gücünü ve potansiyellerinin açığa çıkması için yapılması gereken önemli fırsatlar sunar. Sporun bedensel etkileşimi yanında psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişim açısından  tartışmasız büyük önemi vardır.. Aslında çocuk sporla daha anne karnındayken tanışmalıdır. Anne gebe kalmadan önce de spor yapan bir kadınsa, bilmeli ki doğum öncesi süreci de gebelik sürecini de ve doğum anını da dahakolay geçirecektir

baby2

Sporun çocuğun gelişimine bilinen katkıları  genel olarak;

  • Biyolojik ve fizyolojik, kas ve sinir sistemi gelişimi
  • Sağlıklı ruhsal  ve bilişsel gelişim
  • Paylaşma bilinci,
  • Benlik saygısı,
  • Sosyal becerilerde kazanım,
  • Okulda akademik başarısızlıklarda özgüvenini yitiren çocuklarda tekrar özgüven kazanmasının ders başarısına etkisi,
  • Sosyal yaşantıda uyum, toplumsal yeterlilik ve kuralları tanıyarak ilişkilerde uygulayabilme,
  • Bireysel hak ve sorumluluklarının farkına varma,yaşamsal alan için olumlu deneyimler,
  • Başkalarının hak ve kişiliğine saygı duyma ortamının bir üyesi olma.
  • Çağının özelliği olan enerjinin doğru yere kanalize olması, aksi halde potansiyel enerjisini çatışma olarak açığa çıkaracaktır
  • Çekingen ve içe dönük yapılarında dönüşüm,
  • Düşünce, duygu ve davranışlarda denge,
  • Sporun eğitici ve iyileştirici etkisiyle pek çok fizyolojik ve ruhsal rahatsızlıkları önleme ve iyileştirme

İlgi ve yeteneklerine göre spor dalları seçilmelidir, ailenin istekleri yönlendirici olmamalıdır. Bu sebeple bireysel olarak birçok spor dalı ve takım sporlarıyla tanışması ve uğraşması ile çocuk kendi alanını seçebilecektir. Kinestetik zekaya sahip olan çocuklar bu tarz teşviklerle otomatik ve iradeye bağlı olarak hareketlerde kontrolünü sağlayacaktır böylece zihin ve beden koordinasyonu sağlanacaktır. Beyin ile bedende koordineleri çok başarılıdır. Enerjik bir yapıları olduğu için yerlerinde duramazlar.

Bebek Jimnastiği

 Bebeklerde beden gelişimin yavaşlamaya başladığı altı aydan sonra jimnastiğe başlanabilmektedir. Hareketler, beslenmesinden önce ya da beslenmesinden bir saat sonra yaptırılmalıdır. Jimnastik sevgiyle, zorlama olmadan ve mümkünse eğlenceli bebeğin keyif alabileceği müzik eşliğinde yaptırılmalıdır.

Jimnastik için sağlanacak ön koşullar:

·     Tercih edilen hareketlerden 4-5 form,  2-3 tekrarla, düzenli olarak her gün yaptırılabilir.

·      Oda ısısı uygunluğu ( 21-25 derece)

·      Giysisiz olacağı gibi ince bir giysi de giydirilebilir,

·      Çocuk, rahatsız olduğu ya da yapmaktan keyif almadığı formların yaptırılması için zorlanmamalı esnek davranılmamalıdır.

 baby 0

Bebeğe sırtüstü ve yüzükoyun formlardan oluşmuş hareketlerden seçilmiş örnekler; el koordinasyonu, dikkatini toplama gibi çeşitlerdir.

Sırtüstü yatırılarak yapılan hareketler; sıra ile kolların yana-öne-aşağı-yukarı açılıp kapanması, göğüs üzerinde çapraz kavuşturulması,

Ayak bileklerinden tutularak pedal çevirme, ayak bileklerinden tutularak birleştirilmesi yukarı-aşağı- dairesel hareketlerin yapılması,

Bebeğin ellerinden tutularak hafifçe oturur duruma getirerek tekrar yatırma,

İki ayağından tutularak, dizlerin bükülmesiyle ayak tabanların birleştirilmesi

Yüzükoyun Hareketler:

Ayak bileklerinden birleştirilerek tutularak, yukarı-aşağı hareketler,

Annenin bir eli bebeğin göğsünde, diğer eli sırtta olmak üzere gövdenin üst kısmını hafifçe yukarı kaldırıp indirme,

Ayak bileklerinden tutulan çocuk, havaya kaldırılarak aşağıya doğru sarkıtma ve tekrar yavaşça yüzükoyun karın üzerine yatırma,

Spor Dallarının Sınıflandırılması

Temel Sporlar: Yüzme, atletizm, jimnastik.

Takım Sporları: Basketbol, futbol, voleybol, tenis,

hentbol, su topu, yoga gibi grup sporlarıdır.

Bireysel Sporlar: Bisiklet, binicilik, paten,

Vurmalı dövüş Sporları: Judo, boks, karate, tekvando

gibi genellikle karşılıklı iki kişiden oynamadan

oluşan sporlar.

Hangi yaşlarda hangi sporla yapılmalıdır

Unutulmaması gerekir ki! Spor bir moda değildir; sadece arkadaşları gidiyor diye ya da çocuğa uygun olmayan spor dallarına yönlendirmek telafisi olmayan sonuçlara sebep olabilir. Çocuk yaşına, fiziksel, psikolojik yapısına ve kişisel özelliklerine göre spor alanlarına yönlendirilmelidir.

  • 0-1 yaş: Basit oyuncaklarla ve topla oynanan basit oyunlar,
  • 1-3 yaş:  Basit top oyunları, tırmanma, üç tekerlekli destekli bisiklet,
  • 3-5 yaş: Yüzme, atletizm, tırmanma,
  • 5-7 yaş: Yüzme, artistik patinaj, atletizm
  • 7-9 yaş: Jimnastik, yoga, karate, eskrim, bisiklet, güreş,
  • 9-12 yaş: Basketbol, futbol, voleybol, hentbol, masa tenisi, tenis gibi diğer sporlar.

Hangi grup çocuklar, hangi sporlara yönlendirilmelidir?

9387559-The-young-gymnast-Stock-Photo-gymnastics-dance-child

Saldırgan davranışlar sergileyen çocuklar: Dövüş ve vurmalı şiddet uygulamaya yatkınlık gösterebileceği sporlara yönelmeleri engellenmelidir. Bu teknikleri saldırganlığına hizmet amacıyla kullanabilir. Bu çocuklar  için en elverişli spor dalları bireysel ve takım sporlarıdır

Pasif, durgun çocuklar Dövüş sporlarına kontrollü olarak yönlendirilebilir.

 Aşırı derecede içe dönük utangaç ve sosyal fobisi olan çocuklar; Takım sporlarına,

Hiperaktif, yerinde duramayan çocuklar; Yoğun enerji gerektiren tenis, futbol, atletizm, yüzme gibi sporlara.                    Aşırı kilolu çocuklar: çabuk yorulan çocuk grubudur, fazla yormayan; bisiklet, yüzme  gibi güç gerektiren, bıktırıcı olmayan uzun sürecek sporlar oldukça yararlıdır.

Dans, bale estetik ve sanatsal bir faaliyet olarak bilinse de tüm duyuların, beden ve zihnin içine katıldığı sayısız yararları olan dinamik bir alandır.

Ayrıca, okullardaki halk oyunları, koro gibi faaliyetlere katılmaları desteklenmelidir. İçinde bulunduğu gruba ait olmak, grubun bir üyesi olduğu için birey olmasına katkı sağlayacak ve çocuğa oldukça keyif verecektir. Okul ile birlikte çocuğun ilgi yeteneklerinin sınanması için de oldukça fırsatlar sunacaktır. Derslerine engel olacaktır düşüncesiyle çoğu aile çocuğunu spor, müzik gibi faaliyetlerden uzak tutmaya çalışır. Oysa, bu tür faaliyetlerin kişisel, bedensel ve zihinsel gelişime sınırsız katkıları vardır. Çocuk her şeyden önce, arkadaş grubu seçiminde seçici davranacaktır, daha denge içinde olacaktır, sorumluluk bilinci gelişecektir.

” her şey doğada ve sende gizli…

Klinik Psik. Doktora Öğrn. Perihan Yıllı, Mart, 2015
http://pozitifid.com/

http://pozitifid.wix.com/pozitifid#!about/cipy

http://pozitifid.blogspot.com.tr/?view=mosaic

https://pozitifid.wordpress.com/

Klasik Müziğin Zihin, Beden ve Ruh Sağlığına Etkisi “Hamileliginiz ve sonrasi icin pratik uygulamalar…Ya sizin muzikle araniz nasil?

Klinik Psik. Doktora Öğrn. Perihan Yıllı

Müzik, sınır tanımayan evrensel ortak iletişim lisandır. Eflatun ” müziğin insanı götüreceği yer insan sevgisidir” ve “müziği değiştirilen sitenin duvarları yıkılır” tanımlamalarını yaklaşık 2000 yıl önce yaparken, Goethe ise “ifadenin güvenli oluşu konuşmacının düşüncesine kanat taktığı gibi müzikte duyguları kanatlandırır”.

Yine Dede Efendi’ nin “müzik öyle bir denizdir ki, ben paçaları sıvadım ve hala içine giremedim”sözleri gibi müzik için sayısız  tanımlamalar yapılabilmektedir.

Müziğin yalnızca insanlarda değil; bitkiler ve hayvanlarda da etki altına aldığı günümüzde kanıtlanmış bir gerçektir.

Örneğin, müzik dinletilen ineklerin sakinleşerek daha fazla süt ürettikleri, yunuslar ve atlarda ki müzik ritm duygusunun uyandırdığı değişim dikkate değer etkileşim örneklerindendir.

Müzik günümüzde de tıpkı geçmiş yaşamlarda olduğu gibi şifa aracı iyileştirici etkisi için de kullanılmaktadır. Tüm dini formlarda müziğin eşsiz etkisinden yararlanılmaktadır. Kişilerde mistik ve ruhani  gücü efektif etki yaratmaktadır. Uluslararası Tıp Müzik Kurumu araştırmaları sonuçlarına göre “hergün 20 dakika klasik müzik dinleyen bireylerin bağışıklık sisteminin güçlendiği, hastalıklara karşı direncin arttığı ve duygusal düzenleyici özelliğiyle seratonin ve dopamin hormonları salgılarının da artarak mutlu ve huzurlu olma hali yarattığı “bilimsel olarak kantlanır ifadelerdir .

Çocuklar Müzikle ne zaman tanışmalı?

Çocuklar Müzikle ne zaman tanışmalı?

fetüs

Birbirine bağlantılı olmak üzere doğum öncesi ve sonrası olarak iki kategori altında toparlamaya çalışırsak; 


Doğum öncesi ya da sonrası dinletilen müzikler belli bir düzen içinde verilmesi önemlidir.

 Doğumdan önce;

Fetüsün dış dünyadan gelen seslere karşı güçlü duyarlılık kazandığı  beşinci ayından itibaren, günlük 10-15 dakikalık ve iki-üç kez özellikle bebeğin anne karnında hareketli olduğu zamanlarda müzik dinletilmeye başlanmalıdır.

– Bu sürede dinletilen müziğin sesi bebeğin duyabilmesi amacıyla normal ses seviyesinden bir miktar yüksek tutulmalıdır.

Doğum öncesi dinletilen müzikler doğumdan sonra dinletildiğinde kalp ritimlerinde düzelme, sakinleşme olduğu, aynı müzikler doğumdan sonra dinletildiğinde ise çocuğun anne karnı rahatlığını hissederek huzur duymasına ve kendini güvende hissetmesine yardımcı olacaktır. Böylece duygusal bağları olumlu ve dengeli gelişecektir. Daha sevgi dolu ve sakin bir birey olmasına katkı sağlayacaktır.

Ayrıca hamilelik süresince müzik dinleyen huzurlu bir süreç geçiren anne-bebek doğum anını daha kolay geçirdikleri bilinen bir gerçektir. .

 Doğumdan sonra 

Beslenme, banyo, uyuma zamanlarından önce beşer dakikalık seanslar halinde, gürültülü olmayan tercihen sözsüz müzik dinletilmeli.  Huzursuzluk ve uyku sorunu olan bebeklerin müzik sonrasında daha kolay uykuya geçtikleri tespit edilmiştir.

Bebek ve annenin birlikte hareketleriyle etkinlikler arasında bir bağ kurulmalıdır.

Örneğin, anne doğum öncesi dönemde dinlenilen bir müziğin ardından;

“ şimdi seninle banyo yağacağız”,

” yürüyüş yapacağız”, 

” yemek yiyeceğiz”, 

” banyo yapacağız”,

 “kitap okuyacağız” gibi uyaranları bebeğin duyacağı biçimde anlatmalıdır.

Her etkinlik için farkı müzik olmasına önem verilmelidir. Çünkü, bir süre sonra bebek dinlenilen müzik ardından hangi eylemin yapılacağını anlayabilmektedir.

Böylesi bir planlama yaşamına dair eylemlerin hareketlerin bilinmesi onu rahatlatacaktır, her türlü davranışa zihinsel, bedensel ve duygusal bakımdan hazır olacaktır.

Örneğin, duştan önce bir tedirginlik duymayacaktır ya da uyuması gerektiğini öğrenecektir. Kısacası hiçbir şeye hazırlıksız yakalanmayacakdır..

Bebeklere hangi müzikler dinletilir?

Bebeklere doğumdan önce ve sonra dinletilen müziklerde doğal ve doğadan olan ritmler olmasında yarar vardır. Piyano, keman, ney enstrümanlarında kuş, dalga sesleri ile aşamalı olarak ses hızı sakin olması koşulu ile diğer hayvan seslerinden oluşmuş albümler dinletilebilir.

Özel albüm önerileri:

Batı  tarzı için;

Barok müzikler Vivaldi, Mozart, Schubert, Beethoven Çaykovski gibi  soloları örnek verilebilir. Fetüsün karın içi  duyduğu seslere en yatkın tınıyı özellikle Mozart müzikleri olduğu ve Mozart dinleyen bebeklerin zihinsel ve sosyal gelişimini olumlu etkilendiği belirtilmektedir. Çünkü Mozart, hayata pozitif bakışıyla tanınmış bir dahidir ve neşe, sevinç, coşku gibi olumlu duyguları notalarında başarılı şekilde işlemesi sebebiyle yaptığı müzikleri Mozart Etkisi da olarak adlandırılmaktadır.

Klasik Türk Müziği için;

Itri, Dede  Efendi, Nihavent, Segah gibi makamlar dinlettirilebilir.
Mozart etkisi ilk kez Irvine California Üniversitesi bilim adamlarınca 1993-1995 yılları arasında bir grup çocuğa uygulanıyor ve klasik müzik dinleyerek yetiştirilen çocukların mekansal ilişki becerileri daha arttığı, diğerlerinin dikkati 15 dakikadan sonra dağılma gösterirken klasik müzik dinletilen çocukların sınavlarda ve hayatta daha başarılı oldukları sonucuna varılmıştır.

Gürcistan valiliği doğum sonrası hastaneden çıkan yeni bebekler için bir yıl dinletilmesi için klasik müzik CD’ si verilmesini zorunlu kılmıştır.

Irvine çalışmalarında Mozart Sonat dinlemenin beynin sayısal hafızayı güçlendirmesi ile daha akıllı bebekler yetiştirebileceğinin yanı sıra sağlık sorunlarının da tedavi edileceği, görüşünü savunmaktadır.

Ayrıca müzikler çalarken anne karın üzerine parmaklarıyla ritm tutturarak dokunuşlarda bulunabilir.

Anne-baba müziklere eşlik ederek bebeğin de içinde olduğu bir birliktelik ile ahenk atmosferi yaratabilirler.

Çoklu zeka kuramlarında işitsel  / müzikal zekaya sahip çocukların ortak özellikleri nelerdir?

  • Sese karşı aşırı duyarlılık,
  • Ritm taklit yeteneği,
  • Bedensel hareketleri müziğe eşlik edebilme yeteneği,
  • Farklı sesleri ayırt edebilme yeteneği,
  • Birden çok müziği birbirinden ayırt edebilme,
  • Notaya tepkilerde duyarlılık,
  • Notaları daha kolay öğrenebilme

Müzikal başarı ve yetenekleriyle ünlenmiş kişiler genellikle daha küçük yaşlarda bestelerini yapmış kişilerdir. Çoğu ebeveyn ne yazık ki, çocuklarında böylesi yeteneğin olduğunun farkında  değildir.

Doğumdan önce ve sonrasında ritm duygusu alan çocuklarda ileri ki dönemlerde aynı ilgi devam ediyorsa çocuklarda var olan bu farklılık  gerekli olanaklar sağlanarak desteklenmelidir.

Aksi halde bu farklılık körelecektir.

Mutlu ve başarılı birey olabilmeleri için elden gelen her olanak sunulmalıdır.

Yaşına ve gelişimsel özelliğine paralel enstrüman eğitimleri verilmelidir.

Ayrıca, bir enstrüman bilgisine vakıf olan bireylerin;ilerlemiş yaşlarında yaşamlarına olan sayısız katkısının farkında olmamak mümkün mü? ,

PS; müzik için alternatif site örneğidir:

http://radyoklasikmuzik.com/bebekler-icin-klasik-muzik.html
Klinik Psik. Doktora Öğrn. Perihan Yıllı, Kasım, 2014

http://pozitifid.com/

http://pozitifid.wix.com/pozitifid#!about/cipy
yararlanılan kaynaklar

http://www.babycenter.com/0_the-mozart-effect-classical-music-and-your-babys-brain_9308.bc

Özbey Çetin, Çocuk Gelişiminde Yaşanan Sorunlar, Inkılap Yayınevi , 2006